başlıklar
düşünceler
k/popüler
1
tdk'ya göre uygulamada olan anlamına geliyor. wiki'de ise pratik olarak gerçekte var olan ve uygulanan ancak kanunlarla belirtilmemiş anlamını taşıyor. bir örnek:
isviçre'nin de jure bir başkenti yoktur. yani anayasada bir başkent tanımlanmamış. ama türkiye'nin başkenti de jure olarak ankaradır. çünkü ankara, kanunlara dayanılarak başkent sıfatını almıştır.
isviçre'nin başkenti yok ama pek çok devlet kurumu ve parlamento, bern şehrinde bulunduğu için defakto başkent bern'dir.
lübnan ve fas'ta yasalara göre resmi dil arapça'dır. ancak yasalarda olmayan fransızca, defakto dildir.
mühendislikte ise defakto teknoloji, fikri mülkiyetin ve teknik bilginin gizli tutulduğu bir sistemdir. genelde sadece bu teknolojinin sahibi, ilişkili ürünleri üretir.
standart teknoloji ise herkesin bu teknolojiden yararlanan bir ürün üretmesine olanak tanımak için belli bir dereceye kadar açıklanmış sistemlerden oluşur.
cep telefonlarında kullanılan cdma1x defakto teknolojiyken, neredeyse her telefonda bulunan gsm ise standart teknolojidir.
kaynak: wikipedia

trainspotting

irvine welshin aynı isimli romanından uyarlanmış. uyuşturucunun kurtulması zor çekim gücünü, kullanan insanların ne gibi boktanlıklar yaşayabileceğini, normal bir yaşama geçmenin ne kadar zor olacağını, bazılarının geçemeyeceğini anlatan değerli öğretileri olan bir film. başrol evan mcgregorın izlediğim ilk filmi ve çok iyi oynadığını düşünüyorum. bazı sahnelerdeki bakış açısı ve bırakmaya çalışma sahnesi bu boktanlıkları hissetmenizi kolaylaştıran cinsten.
(bkz:danny boyle)
kiazma opticum'daki lezyonlar sonucunda görülen hastalık. genellikle kiazma opticum'a yakın olması nedeniyle hipofiz tümörlerinin büyüyüp baskı yapması nedeniyle ortaya çıkar. bu durumda, hem sağ hem de sol gözde, görüşün temporal ya da lateral ya da dış taraftaki yarım kısmında, görüntü yoktur.
temporal retina üzerine, nasal görüntü alanı düşerken; nasal retina üzerine ise temporal görüntü alanı düşer. temporal retina lifleri kiazma opticum'da çapraz yapmadan aynı taraftaki tractus opticus'ta ilerlerken, nasal retina lifleri ise kiazma opticum'da çapraz yaparak karşı tarafın tractus opticusuna geçer. ve kiazma opticum'daki lezyonlar, burada çapraz yapan nasal retina liflerini etkiler.
kiazma opticum'da oluşan bir hasar sonucunda, nasal retinaya düşen temporal sahanın görüntü bilgileri kaybolur.
kaynak: vikipedi
gazete sektöründe ortaya çıkmış bir deyim. bury the lede olarak da yazıldığını iddia edenler var. lede ya da lead, ikisi de kullanılıyor. haberin lead ya da lede denen kısmı isminden de anlaşılabileceği gibi açılış paragrafıdır ve burada haberle ilgili en kritik bilgiler verilir. hikaye burada zemine oturtulur, temel bilgiler burada yer alır ve okuyucunun ilgisi çekilir. bury the lede deyimi ise bu temel bilgileri ilk başta vermek yerine onlardan daha önemsiz ikincil bilgileri öne çıkartmak anlamına gelir.
genellikle acemi yazarlar tarafından yapılan bir yazım hatası olarak değerlendirilebilir fakat kasıtlı olarak da yapılıyor.
örneğin yazar; okuyucusunu şaşırtmak için, yanlış yönlendirmek için veya mizahi bir hava katmak için bury the lead yapabilir.
fakat okuyucunun ilgisini kazanamamak veya yazara karşı güvensizlik yaratmak, okuyucunun kafasını gereksiz yere karıştırmak gibi dezavantajları da var.
yıllık 25$ üyelik ücreti ile android uygulamalarınızı, android' in en çok ziyaret edilen uygulama marketi, play store' da sergileme yetkisini verir.
distrofin genindeki mutasyonlardan kaynaklanan genetik geçişli bir hastalıktır. en sık erkek çocuklarda görülür. distrofin geni, insan dna'sındaki en uzun genlerden birisidir ve x kromozomunda taşınır.
bu hastalıkta kas fonksiyonları için gerekli olan distrofin proteini eksiktir. distrofin, iskelet ve kardiyak kaslarda bulunan, kasılma ve gevşeme esnasında kas liflerini koruyan, aktin filamentlerini sarkolemmadaki diğer destek proteinlerine bağlayan bir proteindir.
yürümenin gecikmesi, yürürken sık düşme, yorgunluk, merdiven inip çıkmada zorluk, oturduğu yerden kalkmakta zorluk, ayağa kalkarken zorluk yaşamak gibi belirtileri vardır.
10'lu yaşlarda yürümelerinde, solumalarında ve kalp kaslarında tutulmalar gerçekleşir.
latince bir kelimedir ve ruhun ıstırabı anlamına gelir.
tam kapak yetmezliği gelişen hastalar, bilinç yerindeyse şayet, ölmek üzere olduklarını düşünürler ve genellikle haklıdırlar. bu duruma, angor animi denir. bir kapakçık çalışamaz hale geldiğinde ya da aort duvarında bir yırtık, yani diseksiyon gelişiyorsa bir şekilde farkında olduğumuzu düşündürüyor.
kaynak: insan vücuduna seyahat

short term 12 - 2013

bir çocuk ergen psikiyatristi olsaydım vicdanımı en çok tırmalayacak ve ya ben anlamadıysam diye sürekli aklımda yer edinip beni rahatsız edecek şey budur.
osmanlı imparatorluğunda, tımar sisteminin uygulanmadığı bazı bölgelerdeki sistemdir. mısır, bağdat, habeşistan, basra ve elhasa, salyane eyaletidir. bu eyaletlere yeniçeri garnizonu, kadı, vali ve defterdar atanır. vali, gelirleri askerlere tımar olarak dağıtmaz, askeri ve idari giderleri karşıladıktan sonra başkente her yıl salyane denen sabit bir miktar vergi gönderirdi.